Döviz Kurundaki Dalgalanmanın Lojistik Sektörüne Etkisi

Son zamanlarda döviz kurunda yaşanan dalgalanmalar ithalat yüklemelerinin azalmasına neden olarak Avrupa’dan Türkiye’ye gelen araçların doluluk oranlarını ciddi seviyede etkiledi.

Bu durum lojistik firmalarının araçlarını yeterince verimli kullanamamalarına yol açıyor. İthalat için yeterli yük bulamayan firmalar araçlarını Türkiye’ye boş olarak getirmek zorunda kalıyor. Sonuç olarak bu süreç lojistik şirketleri ve ihracatçılar için ek maliyetler anlamına geliyor.

İHRACATIN SÜRDÜRÜLEBİLİRLİĞİ İÇİN DEVLET DESTEĞİ GEREKİYOR

Belki de Avrupa’nın en büyük lojistik filosu Türkiye’ye aittir. Ancak sahip olunan bu büyüklüğün verimli kullanılması büyük önem taşıyor. Son zamanlarda ithalat için yeterli yük bulunamaması nedeniyle araçlar yurtdışında uzun süre beklemek durumunda kalıyor ve transit taşıma süreleri uzuyor. Bu durum ihracatçılarımızın teslimatlarını geciktirerek hatların durmasına ve gecikme faturalarıyla karşı karşıya kalmalarına yol açıyor.

Aynı zamanda tüm bu problemler Türkiye için de büyük bir kayıp anlamına geliyor. Yurt dışında boş vaziyette bekleyen araçların ülkemize daha hızlı dönmesi ve ihracatçıların yüklerini zamanında yükleyip götürebilmesi için kamu tarafından bir destek sağlanması gerekiyor. Ayrıca ihracatçılara teşvik ve lojistik firmalarına destek yaklaşımlarının benimsenmesi büyük önem taşıyor.

Ro-Ro İNDİRİMLERİ YETERSİZ KALABİLİR

Ro-Ro firmaları zaman zaman ithalatta indirimli fiyatlar uygulasa da sektör için bu indirimler yetersiz kalıyor. Bu nedenle hem Avrupa’daki şirketlerin hem de ithalat ve ihracatçıların güven duyacağı ekonomik programların oluşturulması ve hayata geçirilmesi gerekiyor.

Ayrıca geçmiş dönemlerde planlanan ve mevcut piyasa şartları nedeniyle gümrüklerde kalmış ithalat ürünleri için de geçici bir kolaylık sağlamak, piyasaları rahatlatmak adına önemli sonuçlar getirecektir.

İSTANBUL HAVALİMANI’NDAKİ OPERASYONLARIMIZ 2019 İTİBARİYLE BAŞLAYACAK

Fevzi Gandur Logistics olarak, ekonomideki kırılganlıklara ve dalgalanmalara rağmen, operasyon yönetimlerimizde çeşitli stratejik değişikliklere giderek özellikle ihracat operasyonlarımızda ciddi oranda artış yakaladık. Bu stratejik hamleler sayesinde ithalat yüklemelerinde yaşanan azalmalardan minimum düzeyde etkilenerek ciro hedefimizi korumayı başardık. Hedeflerimizde herhangi bir değişiklik olmadığı gibi onlara ulaşmamız daha da kolaylaştı. Yatırımlarımızda ekonomik koşullardan kaynaklı hiçbir değişim yaşamadık ve esnek stratejiler yürüterek hedeflerimizi gerçekleştirmeye devam ediyoruz.

2018 yılında üzerinde yoğunlaştığımız en önemli planlamamız yeni İstanbul Havalimanı’nda gerçekleştirdiğimiz depo yatırımımız oldu. 2019’da buradaki operasyonlarımızı başlatıyoruz.